Balkonda Kahve Molası: Hangi Burç Ne Düşünür, Ben Anlatayım

Sabah yedi buçuk, balkona çıktım, elimde kahve, aşağıda kedi köpekle didişiyor, komşu kadın halıyı silkeliyor, ben de köşemde oturmuş burçları düşünüyorum. Kahve fiyatları da gökyüzü kadar yükseldi bu arada, onu da not düşeyim; bir paket kahve alırken artık dua ediyorum. Neyse, ben size gökyüzünden değil, balkondan bahsedeceğim bugün. Çünkü bir insanın sabah kahvesini nasıl içtiğine bakarsanız, doğum haritasına bakmanıza gerek kalmaz.

Fincanın Dibinde Ne Var

Koç Kahvesinin yarısını içer, telefonuna bakar, “aa bugün de mi geç kaldım” der, kalanını lavaboya döker. Balkonda oturması bir dakikayı geçmez, zaten oturmak ona göre değil. Sabırsızlık dedikleri şey Koç’un kahve fincanında da kendini gösteriyor işte.

Boğa Kahvesini bir ritüel gibi içer, telefonunu bile içeride bırakır. Yudum yudum, acele yok, güneş doğsun doğmasın umurunda değil. Boğa’ya göre hayatın en büyük lüksü, kimsenin seni beklemediği o on beş dakika.

İkizler Bir eliyle kahve fincanı, diğer eliyle telefon, kulağıyla da komşunun televizyonunu dinliyor. Aynı anda üç yerde birden ama hiçbirinde tam değil. Kahvesi soğur, “ay soğumuş” der, mikrodalgaya koyar, sonra unutur.

Yengeç Kahvesini hep aynı fincanda içer, o fincan da genelde anneannesinden kalmadır. Balkonda otururken geçmişi düşünür, eski komşuları, eski günleri. Kahve onun için bir içecek değil, küçük bir zaman makinesi.

Aslan Balkonda kahve içerken bile sesini mahalleye duyurur, komşuya “günaydın!” diye bağırır, herkes duysun ister. Fincanı bile özenle seçmiştir, sıradan bardakta kahve içmek ona göre değil. Aslan için sabah kahvesi bir ritüel değil, küçük bir sahne provasıdır.

Başak Kahve tam kıvamında olmazsa içmez, su oranını, şeker miktarını milimetrik ayarlar. Balkonu önce bir güzel siler, sonra oturur, kahve soğumadan bitirmeye çalışır çünkü zamanı boşa harcamayı sevmez. Düzen onun için keyif, kahve de o düzenin bir parçası sadece.

Terazi Hangi fincanı kullanacağına karar veremez, üç tanesini masaya koyar, sonunda ikisini de kullanır. Komşuyla kahve muhabbetine girerse laf söylemeden önce üç kere düşünür, kimseyi kırmak istemez. Denge kurmak isterken kahvesi soğur, Terazi’nin klasik dramı.

Akrep Kahvesini sessizce içer, aşağıda olup biteni gözlemler, kimse onun ne düşündüğünü bilemez. Komşunun kiminle konuştuğunu, kimin ne zaman çıktığını fark eder ama söylemez. Akrep’in balkonu bir gözlem kulesi, kahvesi de o kulenin yakıtı.

Yay Kahvesini balkonda bitirmeden bir yere gitmeyi planlar, aklı zaten bir sonraki tatilde. “Bu hafta sonu nereye gitsem” diye düşünürken kahvesi soğur, umurunda olmaz. Onun için balkon bir dinlenme yeri değil, bir sonraki maceranın toplantı odası.

Oğlak Kahvesini saate bakarak içer, işe gitmeden önce günün planını fincanın içinde de kurar. Balkonda oturması bile bir verimlilik hesabıdır, “on dakika ayırdım, yeter” der. Emeklilik yaşı da geçim de kafasında, kahve tadını pek hissetmeden içer.

Kova Kahvesini herkesten farklı yapar; bazen soğuk demler, bazen içine tarçın atar, kimse anlamaz neden. Balkonda otururken dünya meselelerini düşünür, mahalle meselesi ona göre değil. “Herkes aynı kahveyi içiyor” der, kendi tarifini savunur, kimseyi de dinlemez.

Balık Kahvesini içerken bulutlara bakar, aklı çoktan başka bir yerdedir. Fincanı elinde soğusa da fark etmez, hayal kurmaktan kahveyi unutur. Balkonu onun için gerçek dünyadan kaçtığı küçük bir liman.

Kıssadan Hisse

Balkonda kahve içmek basit bir şey gibi görünür ama aslında insanın ne olduğunu ele veren en dürüst andır; kimse o an poz yapmaz, kimse o an yalan söylemez. Kahve soğusun ya da soğumasın, önemli olan o beş dakikayı kendinize ayırabilmeniz. Gökyüzü ne derse desin, fincanınızın dibinde kalan telve size daha çok şey anlatır.

Fava fava selamlar, gerçek keyifler daima kazanır. ☕

Website |  + posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir