Mondoloji

  • Yeniay Koç’ta, Sabır Boğa’da!

    Canlarım… Gökyüzü şu an resmen Koç enerjisiyle podyuma çıkmış, “ben geldim” diye bağırıyor. Ben? Sabah kahvemi içerken bir anda hayatımı değiştirmeye karar verdim, sonra kahve soğuyunca vazgeçtim. Çünkü Boğa etkisi dediğin şey, ilhamı bile oturtup “biraz düşünelim” diyen bir arkadaş. Bakın, açık konuşuyorum: Bu ay herkes bir şeylere başlamak istiyor. Ama kimse devam etmek istemiyor….

  • Nisan 2026 Astrolojisi: Retro Yok Ama Rahat da Yok

    Gökyüzü Bu Ay Ne Diyor? (Spoiler: “Biraz ciddiyet, biraz kaos”) Nisan 2026, gökyüzünün “ben artık olgunlaştım” dediği ama davranışlarının hâlâ WhatsApp son görülme gibi tutarsız olduğu bir ay. Büyük ölçekli retro krizleri olmadan ilerleyen bu dönem, teknik olarak “rahat” sayılabilir. Ancak bu rahatlık, daha çok “kimse bağırmıyor ama herkes içinden söyleniyor” seviyesinde bir sükunet barındırıyor….

  • Zodyak Masasında Hareket Çok, Bereket Yok

    Güneş ufaktan denize batmaya başladı, masada buz gibi beyaz peynir… Ama gökyüzünde işler pek bahar nezaketiyle ilerlemiyor. Mart geldi, kapıyı tekmeyle açtı. Ana Yemek Beklerken Gelen Acı Turşu 2 Mart’ta Mars Balık’a daldı; bizim cengaver oldu mu sana suyun içinde gölge boksu yapan bir şaşkın? 3 Mart’taki Başak tutulması ise gökyüzünün elimize bir büyüteç vermesi…

  • Eski Sevgiliyi “Spam” Olarak İşaretleme Mevsimi

    Canlarım, yine mi siz? Gerçekten gökyüzü bu ay öyle bir karmaşanın içine düştü ki, sanırsınız Paris Moda Haftası’nda herkes aynı elbiseyi giymiş de kimse çaktırmamaya çalışıyor. Mart geldi; yani o dramatik, o yorucu, o “Ben bu hayatın neresindeyim?” dedirten, ama aslında cevabın “İndirim sepetindesin tatlım” olduğu o ay. 💅 3 Mart’ta Başak burcunda bir Ay…

  • Başak’ta Tutulma Var, Ben Yine Excel Tablosunda Ağlıyorum

    Kafamdaki seslewrden biri; “Derin nefes al, evren seni kolluyor” diyor, diğeri “Slack’te o anlamsız thread’i başlatan kişiye patla gitsin”, üçüncüsü ise “3 Mart’ta tutulma var, kesin bir dram çıkacak” diye rapor hazırlıyor… 🧘♀️💻 Mart geldi; yani nam-ı diğer “Bahar Temizliği Yapmaya Çalışırken Duygusal Çöplüğe Dönme Mevsimi”. 3 Mart’ta Başak burcunda bir Ay Tutulması var. Yani…

  • Mart 2026 Astrolojisi: Başak Tutulması ve Diğer Kolektif Arızalar

    Mart 2026, gökyüzünde “bir hata oluştu” uyarısı veren gezegenlerle, yeryüzünde bu hatayı “beklenen güncelleme” gibi pazarlayan bir gerçekliğin çarpıştığı bir ay. Gezegen geçişleri net mesajlar veriyor ama bu mesajlar kişisel gelişim kitaplarına değil, doğrudan günlük hayatın defolarına yazılmış gibi: bürokratik kaos, sahte mükemmeliyetçilik, bitmek bilmeyen veri girişleri ve kolektif yorgunluk. 📅 Mart 2026 Gökyüzü Gündemi…

  • Şubat 2026 Astrolojisi: Gökyüzü Sert, Gündem Daha Sert

    Şubat 2026, gökyüzünde “biz uyarıyorduk” diyen gezegenlerle, yeryüzünde “zaten uyarıya gerek yoktu” diyen bir gündemin çarpıştığı bir ay. Gezegen geçişleri net mesajlar veriyor ama bu mesajlar kişisel gelişim kitaplarına değil, doğrudan günlük hayata yazılmış gibi: sabır testi, geçim mücadelesi, sinir katsayısı ve toplumsal yorgunluk. Şubat 2026 Gökyüzü Gündemi Kova Vurgusu: Ayın ilk yarısında Güneş Kova…

  • Merkür Balık’ta: Yine “Sehven” Hayatımı Karartıyorum

    Kafamda üç ses var: Biri “Derin nefes al ve meditasyon yap” diyor, diğeri “Slack’te o maili CC’siz gönderen arkadaşa patla gitsin”, üçüncüsü ise “Yine Merkür sislendi, her şeyi yanlış anlayıp ağlama seansı başlatacağız” diye rapor hazırlıyor… 🧘‍♀️💻 Şubat ayı geldi; nam-ı diğer “Duygusal Kaos ve Yanlışlıkla Atılan DM’ler Mevsimi”. Merkür tuttu Balık burcuna geçti. Yani…

  • 14 Şubat’ta Kime Çarparız Belli Değil

    Şubat kapıya dayandı. Havada ne tam kış soğuğu var ne bahar umudu; tam bir araf ayı. Bir de üstüne şu vitrinler, televizyon reklamları kırmızı kalplerle, pırlanta yüzüklerle dolmaya başladı ya, içimdeki Ege köylüsü isyan ediyor. Kardeşim, sevgi dediğin şey takvim yaprağıyla, kredi kartı taksitiyle mi ölçülür? Ben burada, denize karşı demlenirken gökyüzüne bakıyorum da, yukarıda…

  • Bu Ay Dramadan Başka Bir Şey Giyemezsiniz Canlarım!

    Canlarım, gökyüzü şu an tıpkı indirim dönemindeki bir Zara reyonu gibi: Karışık, terli ve kesinlikle üzerinize göre bir şey yok. Ben mi? Ben şu an sabahın köründe, Jüpiter’in bana attığı o pasif-agresif bakışa inat üçüncü Prosecco’mu yudumlarken, bir yandan da akmayan eyeliner’ımla kadere meydan okuyorum. Şubat geldi; yani nam-ı diğer “Kapitalizmin Kırmızı Güllere Sığdırılmaya Çalışılan…